13 Temmuz 2009’da Ankara’da Nabucco Projesi’nin imzalandığı gün, Münih’te bir araya gelen Avrupa’nın 12 büyük şirketi Kuzey Afrika’da büyük bir güneş enerjisi santrali kurma planlarını Desertec Projesi olarak açıkladılar.
Desertec Projesi, finans devleri Munich RE ve Deutsche Bank liderliğinde enerji gruplarından E.ON, ABB ve Siemens’in bir araya gelmesiyle oluşturulan Desertec Sanayi Girişimi adındaki konsorsiyum tarafından kurulacak olan güneş kaynaklı yenilenebilir enerji projesidir. Dünyanın en büyük güneş enerjisi projesi olarak tanımlanan Desertec Projesi’nin tamamlanmasının 2050 yılını bulması bekleniyor. Kuzey Afrika çöllerine kurulacak güneş panelleriyle, güneş ışınları aracılığıyla suyun ısıtılması sağlanarak, su buhar haline dönüştürülecek. Buhar türbinlere gönderilerek, türbin-jeneratör döngüsü ile elektrik enerjisi üretilecektir. Üretilen elektrik enerjisi yüksek voltaj enerji nakil hatları vasıtasıyla, Akdeniz’in altından Kuzey Afrika çöllerinden, Avrupa’ya ulaştırılacaktır. Dünyanın en büyük tek noktaya odaklı solar panel tesislerinin kurulacağı Desretec Projesi’nin bütçesi 400 milyar Avro olarak belirlenmiştir.
Kyoto Prokolü sonrasında, yenilenebilir enerji kayanaklarını kullanarak sera gazı emisyonlarını azaltmak isteyen Avrupa Birliği ülkeleri açısından Desertec Projesi oldukça önemlidir. Avrupa Birliği ülkeleri, 2020 yılında kullanacakları elektriğin % 20’sini yeşil enerji olarak tanımlanan yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılamayı hedeflemişlerdir. Bu hedefin gereçekleştirilebilmesi için de Desertec Projesi’nin uygulanması gerekmektedir.

Desertec Projesi ile 2050 yılına kadar Avrupa’nın enerji ihtiyacının % 15’nin karşılanabaileceği tahmin ediliyor. Yapılan hesaplamalara göre 2015 yılında Almanya’ya ulaşabilecek olan elektrik enerjisinin maliyeti 6 €cent/kWh (kiloWattsaat) olacak. Diğer enerji kaynaklarının maliyetleri ve çevreye vermiş oldukları zararlarda düşünüldüğünde Desertec Projesi’nin elektrik enerjisi maliyeti rekabet edilebilir bulunuyor.
Güneş enerjisi kullanılarak yapılan elektrik üretiminin en büyük avantajı, yatırım tamamlandıktan sonra maliyetin sabit kalmasıdır. Projenin en büyük destekçesi Almanya ve Fransa gözüküyor.
Projenin başarıya ulaşmasındak ki en büyük engel ise Kuzey Afrika ülkelerindeki istikrarsızlık ve güvenlik sorunları. Desertec Projesi Libya merkezli, Fas, Tunus, Cezayir ve Mısır’da bulunan çölleri de içine alıyor. Desertec Projesi’nin uygulanabilmesi için büyük çöllere sahip olan Libya en kritik ülke konumunda.
Proje kapsamında Afrika ve Ortadoğu’ya kurulması planlanan toplam 21 güneş enerji santralinin 12’si Libya sınırları içerisinde yer alıyor. Fakat, Kaddafi Desertec Pojesi’nin karşısındaki en büyük engel. Libya dünyanın on ikinci, Afrika’nın en büyük üçüncü petrol ihracatçısı konumunda bulunuyor. Libya, dünya günlük petrol üretiminin yaklaşık % 2’sini, OPEC’in toplam üretiminin ise yüzde 4,4’ünü yapıyor. 12 OPEC ülkesi içinde, 9. sırada Libya var.
Petrol açısından önemli kaynaklara sahip olan Kaddafi, Libya’nın güneşinin kullanılarak Avrupa ülkelerinin elektrik ihtiyacının karşılanmasını istemiyor. Almanya ve Fransa’nın elektrik enerjisi üretim portföyleri incelendiğinde, bu iki ülkenin Desertec Projesi’ne niçin bu kadar önem verdikleri anlaşılacaktır. Almanya kullandığı elektriğin%43’ünü kömürden, % 22’sini nükleer enerjiden, % 18’ini yenilenebilir enerji kaynaklarından, % 17’sini ise doğal gaz ve diğer kaynaklardan sağlıyor.
2020 yılı itibariyle, Almanya kullanım süresi dolan nükleer enerji santrallerini kapatacağını açıkladı. 2020 yılına gelindiğinde, Almanya’nın elektrik enerji üretimi portföyünde % 22’lik bir açıklık olacak. % 22 gibi yüksek bir orandaki elektrik enerji açığı nasıl karşılanacak? Almanya’nın su kaynakları zengin değil, hidroelektrik enerjiyi kullanarak bu açığı kapatamaz. Kömür kullanarak enerji üretimini de daha fazla arttıramaz. Çünkü, Almanya’da kömür kullanarak yapılan elektrik üretiminin oranı oldukça yüksek. Doğal gazın payını arttırma şansı da bulunmuyor.
Geriye yenilenebillir enerji kayanağı olarak rüzgar ve güneş kalıyor. 2010 yılı itibariyle, Almanya’da rüzgar kullanarak elektrik üretimi % 18 seviyesine ulaşmış bulunuyor. Bu oranın daha fazla arttırılma şansı da yok. Elektrik üretimi için geriye tek bir alternatif güneş kalıyor. Almanya, yoğun güneş alan bir ülke olmadığı için kendi sınırları içerisinde güneşi kullanarak elektrik üretme şansı bulunmuyor.
Fransa’nın elektrik enerjisi üretim portföyü de bir hayli ilginç. Fransa kullandığı elektriğin % 78’ini nükleer enerjiden, geriye kalan % 22’sini ise kömür, doğal gaz, hidrolektrik ve rüzgardan sağlıyor. Fransa’nın nükleer santrallerinin yaşlanması,
bir süre sonra devre dışı kalacak olması da önemli bir sorun. Ayrıca, nükleer enerjiye dayalı elektrik üretimi portföyünün de çeşitlendirilmesi gerekiyor. Hidroelektrik ve rüzgar açısından çok şanslı olmayan Fransa’nın da tükenmez bir enerji kaynağı olan güneşe ihtiyacı var.
Almanya ve Fransa’nın güneş kullanarak elektrik enerjsine olan ihtiyacı,
21. yüzyılın en büyük güneş enerjisi projesi olan Desertec’in önemini ortaya koyuyor. Desertec Projesi sayesinde Kuzey Afrika’nın güneşi Avrupa’yı aydınlatacak ancak arada Kaddafi olmazsa. Bu nedenle, Kaddafi’nin hızla indirilip, projenin hayata geçirilmesi gerekiyor.
Serdar İSKENDER
Makina Yük. Mühendisi/ TÜTEV Enerji Danışmanı
