Dil insanlar arasında iletişi aracıdır.Dil Tanrının kişiye bağışladığı bir tansıktır.Kişiler konuşa konuşa, diriler koklaşa koklaşa anlaşır. Dil gölgesinde düşünce ve duygular belgelenir ve bengi olur, ileri kuşaklara kalır. Dili oluşturan öğeler söz dağarcığıdır. Dağarcık ne dek büyük olursa o dek iyi olur. Dil kişileri birleştirir, ayrı diller de ayrıştırır. Ne dek ayrık diller olursa o dek yoksulluk olur, baylık olmaz. Kişinin güresi gereksiz yere kullanılır.
Türkçe, eylem köklerinden türetilir. Eylem köklerini kullanmazsanız ve işletmezseniz Türkçe yok olur. Örneğin “sürmek” yerine “devam etmek” derseniz Türkçe kısırlaşır ve yok olur. Ama sürmek eylem kökünden 90 farklı söz türetilmiştir. Süre, sürü, süreğen, sürgü, sürgün, sürtme, sürtük, sürtmek, sürtünme, sürtünmek, süreç, sürekli, süreksiz, sürme, sürücü, sürülme, sürülmek, sürüklemek, sürgülü, sürgüsüz vb uzar gider. Türkçe’de 3000 eylem kökü var iken Farsça da sadece 150 eylem kökü bulunmaktadır. Eylem köküne örnek olarak gelmek, gitmek, almak, satmak, vermek, gülmek, görmek, yormak, vurmak, durmak vb gösterebiliriz. Ayrıca bir eylem kökünden en azından yeni 10 eylem türetme olanağı vardır. Görmekten; görüşmek, görünmek, görülmek, görsemek, gördürmek, görmemek, görebilmek, görüşebilmek, görünebilmek…
Bazı aymazlar, dile girmiş yabancı sözler için “yerleşmiş” diyorlar. Bu eksik eğitimli aymazlar dille ilgili birimlerde çalışıyorlarsa Türkçe’nin düşeceği kötü durumu düşünmek insanı çok üzüyor. Eskiden “tabii memba suyu” derlerdi onlara göre bu dile yerleşmişti. Halbuki şimdi “doğal kaynak suyu” gibi yüzde yüz Türkçe kullanılıyor. Bazı hainler de can kurtaran gibi kullanılan sözü ambulans (orada burada gezen, aylak) sözü ile değiştirdiler. Demek ki yerleşmiş diye bir şey yok. Kars’ta, “hakir görmek” anlamında “tetnemek” sözü kullanılıyor, Silifke’de “leke” karşılığı olarak “tetir” sözü kullanılıyor. Kökü tetmek… Yoymak, Arapça’dan gelen “israf etmek” sözünün Türkçe karşılığıdır. Örnek vermek gerekirse Kula’da, Silifke’de, Karaman’da, Çanakkale de “Yoyu” isminde dağlar bulunmaktadır. Fakat yaptırım gücü olmayan Türk Dil Kurumu’nun (TDK) sözlüğünde bile bu söz yer almamaktadır. Örnekleri çoğaltmak olası; Masaj yapmak anlamında kullanılan oğmak sözü varken, masör, masaj salonu, masaj yaptırmak deniliyor. Halbuki oğucu, oğmaevi, oğmak pekala kullanılabilir. Bedendeki kılları almak, kesmek anlamında Türkçe’de yülmek eylemi var bu eylemden yülücü (epilatör), yülüme (epilasyon), yülgü(tıraş), yülükçü(berber) gibi türetilmiş sözler ne dek güzel.
Türkçe’nin gücünü bilinçli, erdemli, uslu, beyinli kişiler görüp Türkçe’yi yüceltebilirler, Türkçe bir üst yapıdır. Sıradan insanlar Türkçe’yi yüceltip geliştiremezler. Kafkas yada, Bosna Hersek’ten, Girit’ten vb gelip etkin görevlerde bulunan yazar, çizer olan kişiler doğal olarak bu Türkçe sözleri bilemezler, öğretmek gerek… Güz, bıldır, boydak, güveği, ağu, sökel, akça varken; sonbahar, geçen sene, bekar, damat, zehir, hasta , para gibi Arapça-Farsça karışımı sözler kullanırlar.
Türkçe de x harfi yoktur. Örneğin “fax” sözü karşılığında türetilen “belge geçer” sözünün levhalarda geniş yer kaplayacağının ve “belge geçerin” levhayı dolduracağının farkına varılmalıydı. Artık yapacak bir şey yok hiç olmazsa Fax yerine BG yazalım, doğal ki fakslamak ile belge geçerlemek arasında hangisini yeğleyeceğiz X joker bir harf; Ğ,Ş,K,H yerine kullanılıyor. Azerbaycanlı Oğuz Türkleri arşiv yerine Arxiv yazıyor, yakın yerine yaxın. XEROX markasının başındaki x yine Z okuyorsunuz. ZEROK. Sonuç olarak biz de –ks yerine k, z, … okuyalım. Ama bizim yeniçeri sözünü yabancılar yeniçeri olarak yazmıyor kendi okunuş düzenine göre yazıyor: JANİSSARY. Ruslar dil oyunu ile kazak (kavim) sözünü KAZAKH yapmışlar. Türkçe gırtlaktan değil dudaktan ayrılan bir dildir, bu oyunu bize yutturmuşlar. Kazak yaşlıları ben KAZAKH’ım diyor, gırtlağını çatlata çatlata.
Demek ki ilk iş dilde birlik.
Komşumuz İran da dil bilinci çok yüksek, İran dil akademisinin türettiği sözler resmi kurumlarda mecburi kullanılıyor. TDK’ nın da yaptırım gücü olan bir akademiye dönüştürülmesi en büyük gereksinimdir. Esnaf, mühendis, doktor,… bir sözün Türkçe olup olmadığını doğal olarak bilemez. Dille ilgili birim başkan ve uğraşkanlarının Türk dili eğitimi almış olması gerekir. Türkçe’ yi dil uzmanlarına bırakmak gerekir.
ORHAN TÜMEN
TF:3132945
5552946
BG:3132940
