NÜKLEER ENERJİ KONUSUNDA SAKLANAN GERÇEKLER
Günümüzde, 59 nükleer santralle, elektrik enerjisi üretiminin % 76’sını nükleer enerjiden karşılayan Fransa’da, halk nükleer enerjiye karşı değildir. Fransa’da Loire nehri üzerinde, 14 nükleer santral işletmede bulunmaktadır. Santraller, soğutma suyunu nehirden alıp, nehire bırakmalarına karşın, bu nehrin suyu, sulamada kullanılmakta, denize döküldüğü koyda balık tutulmakta ve yüzülmektedir. Fransız halkı, nükleer santrallerle birlikte yaşamaya alışmıştır. Ayrıca, aşağıda verilen dünyanın farklı ülkelerindeki nükleer santral fotoğraflarını da incelediğinizde gereçeğin bu şeklde olmadığını görebilirsiniz.
Gelelim radyasyon meselesine..
Nükleer enerji, pek çok ülkede radyasyon riski nedeniyle engellemelerle karşı karşıya kalmıştır. Nükleer teknolojide risk değerlendirmeleri, analitik ve istatistiksel metotlarla yapılırken, kamuoyunun risk algılaması duygusal ve taraflı düşüncelere dayanmaktadır. Doğal ve yapay radyasyon kaynaklarından alınan radyasyon farklı faktörlere bağlı olarak 0,5 mSv/yıl (mSV:milisivert demek olup, bir radyasyon birimidir) ile 1,5 mSv/yıl arasında değişmektedir. ABD, kendi vatandaşları için sürekli alınan doğal ve yapay radyasyonun izin verilen toplam ortalama dozunu 1,8 mSv/yıl olarak tespit etmiştir. Doğal ve yapay radyasyon kaynaklarından alınan sürekli ortalama etkin doz 2,4 mSv/yıl düzeyindedir. Normal işletme şartlarındaki nükleer güç santralinin toplam doza katkısı 0,001-0,01 mSv/yıl seviyesindedir. Dünya Sağlık Örgütü(WHO), sürekli alınan doğal ve yapay radyosyon üst limitini 5 mSV/yıl olarak belirlemiştir. ABD’de tüm nükleer endüstrinin bir kişiye yüklediği fazladan doz 0,001 mSv/yıl olmasına rağmen, 1.000 MWe’lik gücündeki kömürle çalışan bir termik santralin bacasından çıkan radyoaktif partiküllerin bir kişiye yüklediği fazladan doz 0,004 mSv/yıl’dır.
Son olarak bir de dünyada nükleer enerji kullanımına bakalım.
Dünyada, nükleer enerji santrallerinden ticari olarak elektrik üretimi 1950’li yıllarda başlamıştır. Uluslararası Atom Enerjisi (IAEA) tarafından yayınlanan Kasım 2010 verilerine göre dünyada 31 ülkede toplam 441 adet nükleer santral çalışmakta olup, bu nükleer santrallerin kurulu gücü 376 GW (GigaWatt)’a ulaşmıştır. Halen, 58 adet nükleer santralinde inşası devam etmektedir. İnşası devam eden nükleer santrallerin de toplam kurulu gücü 61 GW‘dır. Dünya genelinde, 148 adet nükleer enerji santralinin de yapılması planlanmakta olup, yapılması planlanan nükleer santrallerinin kurulu gücü 164 GW olarak düşünülmektedir. Nükleer enerji kullanarak yapılan elektrik üretimiyle ilgili verilen bu değerlerin büyüklüklerini anlayabilmek için ülkemizin 2009 yılı kurulu elektrik gücüne bakmak yeterli olacaktır. Ülkemizin 2009 yılı itibariyle elektrik üretimindeki toplam kurulu gücü 42 GW seviyesindedir. Dünyada çalışmakta olan ve inşası devam eden nükleer santrallerin kurulu gücü, ülkemizin toplam elektrik kurulu gücünün 10 katının üzerindedir.
Nükleer güç dünya elektrik talebinin yaklaşık yüzde 14’ünü karşılamaktadır. 2009 yılı itibariyle, elektrik üretiminde nükleer enerjinin payı ülkeler bazında incelendiğinde, Fransa (yüzde 76), Litvanya (yüzde 73), Slovak Cumhuriyeti (yüzde 56), Belçika (yüzde 53), Ukrayna (yüzde 47) olmak üzere ilk beş ülke olarak görülmektedir.
2010 yılı itibariyle, ABD’nde 104 nükleer santral çalışmakta olup, kurulu güçleri 101 GW’dır. Fransa’da ise 58 nükleer santral çalışmaktadır ve kurulu güçleri 63 GW’dır. ABD’nde sadece nükleer santrallerin kurulu güçleri, ülkemizin toplam elektrik kurulu gücünün yaklaşık 2,5 katı, Fransa’nın nükleer enerji kurulu gücü ise ülkemizin toplam elektrik kurulu gücünün 1,5 katına ulaşmıştır. Japonya’da, 55 adet nükleer santral çalışmakta olup, iki reaktöründe inşası devam etmektedir. 13 adet nükleer reaktöründe sipariş aşamasına geldiği Japonya’da, nükleer enerji, önemli bir alternatif enerji olarak değerlendirilmektedir.
Petrol fiyatlarındaki artışla birlikte enerji krizine sürüklenen dünyamızda, nükleer enerji kullanımına ara vermeyi planlayan birçok gelişmiş, çevreci ülke, nükleer enerjiyi yeniden kullanma yönünde enerji politika ve stratejileri geliştirmeye başlamıştır. Dünyanın en büyük elektrik ithalatçısı ve nükleer santralsiz tek büyük Avrupa ülkesi İtalya, nükleer santral kurmak için çalışmalara başlamıştır. Doğalgaza giderek bağımlılığı artmakta olan İngiltere, nükleer enerjiyi enerji politikalarının temeline yerleştirmeyi planlamaktadır. Güney Afrika Cumhuriyeti, Fransa ve Finlandiya yeni tip reaktörlerin inşası için girişimde bulunmaktadır. Brezilya, hidroelektrik santrallerinin yanında nükleer enerjiyi kullanacak yeni enerji politikaları belirlemektedir. Rusya, iç ve dış pazara yönelik nükleer enerji teknolojisini geliştirme yönünde çalışmaktadır. Dünya nüfusunun yüzde 40’ına sahip, Çin ve Hindistan daha iddialı nükleer enerji politikalarına sahiptirler. Çin ve Hindistan 2050 yılına kadar 250 adet nükleer santrale sahip olmayı hedeflemişlerdir.




