Son günlerde seminer, fuar ve konferanslarda sıkça karşılaştığımız Bulut Bilişim (Cloud Computing) kavramı, yapılan araştırmalara göre bilgi işlem yöneticilerinin 2011 yılı ajandalarında en üst sıralarda yer almaktadır.
Bulut Bilişim’e her firma kendi ürünlerine göre bakış açısı getirdiği için ortaya 20’den fazla tanım çıkmaktadır. Bunlardan bazıları; paylaşılan donanımda hizmetlerin tam zamanında verilmesi ve ölçeklendirilmesi (Microsoft), kurumsal BT maliyetlerini ve karmaşıklıklarını önemli ölçüde azaltırken, iş yükü optimizasyonunu ve hizmet sağlamayı geliştiren yeni bir BT sağlama modeli (IBM), eski sorulara verilen yeni cevap (Sun), herhangi bir yerde, herhangi biri, herhangi bir servis (Cisco), düşük yönetim çabası veya servis sağlayıcı etkileşimi ile, hızlı alınıp salıverilebilen ayarlanabilir bilişim kaynaklarının paylaşılır havuzuna, istendiğinde ve uygun bir şekilde ağ erişimi sağlayan bir modeldir (NIST). Tüm bu tanımlarda ortak nokta, BT hizmetlerinin servis olarak sunulmasıdır(ITaaS).
Günümüzde BT bütçelerinin %70’inin sistem kurulum ve bakım maliyetlerinden oluştuğu, asıl önemli kısım olan stratejik iş projeleri geliştirmeye ise yeterince zaman ve iş gücü ayrılamadığı görülmektedir. İşte bu noktada; ihtiyaç duyulduğu kadar kullanılan, BT yapılarındaki karmaşıklığı azaltıp, son kullanıcıların ihtiyaçlarını hızlı bir şekilde karşılayan, kaynakların paylaştırıldığı, otomatikleştirilmiş sistemlerin kullanıldığı yapıya geçmek kaçınılmaz olmuştur. Bulut Bilişim bu stratejinin merkezine yerleştirilmiş en önemli yapılardan birisidir.
Son 40 yıllık teknolojik gelişmelere bakıldığında uygulamaların verilerin main frame denilen, verilerin merkezi noktalarda tutulmasını sağlayan büyük ölçekli makinalardan giderek ince istemci hatta kişisel bilgisayarlara (PC) doğru kayma yönünde bir eğilim izlemekte olduğu görülüyordu. Günümüze gelindiğinde ise , yüksek kapasiteli işlemcilerin düşük maliyetler ile üretilmeye başlanması, yüksek hızlı ve kapsama alanı geniş ağların bir araya gelmesiyle oluşturulan büyük veri merkezleri bilişim dünyasını tekrar merkezcil bir yapıya dönüştürmektedir. Buna paralel olarak bilgiye erişim için kullanılan akıllı telefonlar, netbook ve Ipad tarzı tablet PC’ler gibi küçük boyutlu cihazların popüleritesi gitgide artmaktadır.
Bulut Bilişim yapısı kullanıcılara öncelikle üç temel hizmet modeli sunmaktadır : Yazılım (SaaS-Software as a Service), Platform (PaaS-Platform as a Service), Altyapı (IaaS-Infrastructure as a Service)
• Servis olarak yazılım (Software as a Service, SaaS) Kullanıcı kendisi için belirlenmiş muhasebe, finans, ofis uygulamaları ve e-posta gibi kurumsal uygulamalara internet tarayıcı ile erişebilmesi için servis sağlayıcının düşük bir bedel karşılığında uygulamayı tasarlaması, barındırması, her zaman güncel halde tutmasıdır. Bu alanda sunulan servisler çok geniş bir kitleye hitap etmektedir. Bunlardan bazıları; döküman paylaşımı (Google, Microsoft, Adobe), e-posta (Google, Yahoo), ofis yazılımları (Thinkfree, Zoho, Google, Microsoft), satış otomasyonu ve müşteri yönetimidir (Oracle, Salesforce.com).
• Servis olarak platform (Platform as a Service, PaaS)
Bu yapıda yazılım geliştiricilerin kendi uygulamalarını geliştirmeleri için gerekli ortamlar (Java, Python, .Net vb.) hizmet olarak sunulmaktadır. Yani, bulut (cloud) hizmeti veren firmanın alt yapısında çalışan, hizmeti alan şirkete özgü uygulamalar geliştirilebilir ve bu uygulamalar hizmet sağlayan firmanın sunucularından yayınlanabilir. Sağlanan platformda, oturum yönetimi, kimlik doğrulama, iş kuyruğu yönetimi, veri erişimi, uygulamalar arası iletişim, konfigürasyon yönetimi gibi araçlar sağlanır. Google App Engine, Microsoft Azure, Vmforce gibi ortamlar platform hizmetlerine örnek gösterilebilir.
• Servis olarak altyapı (Infrastructure as a Service, PaaS)
Kullanıcının uygulamaları kullanabilmesi için ağ, sunucu, veri depolama, güvenlik, yedekleme ve diğer bilgi işlem sistemlerinin sunulduğu bir araçtır. Bu araçlar sunulurken genellikle sanallaştırma ortamları kullanılmaktadır. Amazon Elastic Compute EC2, Terramark, Google Base ve GoGrid bu tür servis sağlayıcılara örnek olarak verilebilir.
Yukarıda bahsedilen servislerin tümü birden alınabileceği gibi sadece ihtiyaç olan servisler alınarak özelleşmiş bir hizmet yapısı da meydana getirilebilir.
Bulut bilişimin sağladığı faydalar ve beraberinde gelen riskler ortaya konulurken yapılan en yaygın hatalardan biri bulutu sadece “Internet” olarak algılamaktır. Aslında bulut bilişimin sunduğu hizmet modellerinin kullanılma biçimleri açısından ihtiyaçlara göre farklı türleri bulunmaktadır. Bunlar, Genel (Public Cloud), Özel (Private Cloud), Topluluk (Community Cloud), Melez (Hybrid Cloud) olarak sınıflandırılabilir.
Genel Bulut (Public Cloud): Bulut bilişim hizmeti sunan üçüncü parti bir şirkete ait olmakla birlikte, Internet üzerinden genel kullanıma açık bulunan hizmetlerdir. Bu yapıda, genelde verilerin nerede depolandığının veya uygulamaların nereden çalıştığının garantisi yoktur. Örneğin Amazon, Google, GoGrid v.b.
Özel Bulut (Private Cloud): Oldukça yeni bir kavram olan Özel Bulut, Genel Bulut bilişim mimarisinin avantajlarından yararlanmak üzere kurumun güvenlik duvarının arkasında kuruma özel oluşturulmuş yapılar olarak tanımlanmaktadır. HP CloudStart bu uygulamanın ilk örneklerinden biridir.
Topluluk Bulutu (Community Cloud): Burada bulut bilişim alt yapısı belirli kurum ve ortak hareket eden kuruluşlar tarafından paylaşılmaktadır. Topluluk üyeleri uygulama ve verilere erişebilmektedir.
Melez Bulut (Hybrid Cloud): Yukarıda belirtilen türlerin bir arada kullanılmasıdır. Örneğin bir kurum kendisine özgü uygulamaları, oluşturduğu Özel Bulut yapısında kullanırken, buna ek olarak ihtiyacı olan bazı hizmetleri dışarıdan alabilir. Yedekleme hizmeti buna örnek olarak verilebilir.
Internet’ten sonraki en büyük adım olarak nitelendirilen Bulut Bilişim modelinin genel esaslarına bakıldığında, sadece yeni bir mimari yapının önerilmediği, aynı zamanda şirketlerin iş yapma tarzlarını değiştirecek, bilişim dünyasında önemli yeniliklere imza atılacak bir sürecin de başlatıldığı görülmektedir. 2013 yılında büyüklüğü 150 milyar dolara ulaşması beklenen Bulut Bilişim hizmetlerinin sunmuş olduğu arttırılmış güvenlik, esneklik, maliyet tasarrufu, performans artışı ve kaynakların verimli kullanılması gibi önemli fırsatlar ve kazanımlarından ülkemizdeki kamu ve özel sektör kuruluşlarının da faydalanması gerekmektedir.
Sonuç
Günümüzde şirketlerin temel hedefleri; çalışanlarının verimliliğini artırmak, kurumlarının etkinliğini artırmak ve müşterilerine verdikleri hizmet kalitesini iyileştirmek olarak sayılabilir. Bulut Bilişim , daha az yatırım maliyeti ve sabit maliyetler, daha hızlı yatırım geri dönüşü, müşteri beklentileri ve rekabet koşullarına daha hızlı uyum ve daha fazla işgücü mobilitesi gibi vaadleri ile şirketleri bu hedeflerine taşıyacak en güçlü strateji olarak görünmektedir. Bunun yanında bu yapıya geçerken hizmet devamlılığı, veri güvenliği ve gizliliği, veri denetlenebilirliği, hizmet sağlayıcı bağımlılığı, bant genişliği problemleri gibi risklerinde göz önünde bulundurulması gerekiyor.
Hakan AKKURT (hakkurt@gmail.com)
Elektrik-Elektronik Y. mühendisi
